26 Ekim 2009
Türkocakları Isparta Şubesinin ev sahipliğini yaptığı Genel Başkan Sayın Nuri GÜRGÜR beyefendinin başkanlığını yaptığı Eskişehir, Kütahya, Afyon, Dinar, Antalya, Alanya, Burdur Şubelerinin katıldığı Bölge Toplantısı 24 Ekim Cumartesi günü Öğretmenevi’nde yapıldı.
Valimiz Sayın Ali Haydar ÖNER beyefendininde katıldıkları öğle yemeği toplu olarak yenildikten sonra Bölge Toplantısına geçildi.4 saat süren toplantı boyunca şubeler geçen yılın faaliyetlerini, önümüzde ki yılın programlarını anlattılar.Genel Başkan Sayın Nuri GÜRGÜR ülkemizi yakından ilgilendiren “Kürt Açılımı” konusunda ki İç İşleri Bakanı ile yaptığı görüşmeyi ve sundukları raporu anlattı. Akşam yemeğinin toplu olarak yenilmesinden sonra 19.30’da konferans başladı.
Açılış konuşmasını yapan şube başkanı Op.Dr.Levent BAŞYİĞİT “Sevgili Türkocaklılar. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bu yana en sıkıntılı günlerini yaşamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin ülkesiyle ve milletiyle bölünmez bütünlüğü hiç bu kadar tehdit altına girmemişti. Çanakkale ve Kurtuluş Savaşında kanlarıyla sulayarak bizlere vatan yapılan güzel ülkemizin güney doğusunda 25 yıldır süren bir başkaldırı ve terörizmle mücadele etmek zorunda kalınmıştır. Eli kanlı PKK’lı teröristler bu süre zarfında beşikteki bebeler, kadın-erkek, devletin memurları öğretmen, hemşire, polis, asker ve hatta kürt kökenli vatandaşlarımız demeden 30 bin vatan evladını katletmişlerdir. Bu PKK’lı teröristlerin lideri cani apo yakalanarak önce idam cezasına, sonra ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı.
Türkiyemizin son birkaç aydır gündemini Kürt Açılımı, Demokratik Açılım denen konu meşgul etmektedir. Bu konuda kürt çalıştayları hemde polis akademisinde tertiplenerek daha önceki geçmişlerinde devletle kavgalı eski Marksist yeni liberal, ümmetçi 12 kötü adam değerli?! fikirlerini ve raporlarını sunmuşlardı. Bunların içinde bir tanesi daha dün eli kanlı apo için “Osmanlı olsaydı isyancı başı apoyu paşa yapar, uygun bir köşeye tayin eder bu şekilde onu kontrol ederdi” diyerek aponun affedilmesinin yararından bahsetmektedir. İşte bu toz duman arasında bugünlerde 34 PKK’lı elini kolunu sallaya sallaya ve zafer işaretini ihmal etmeden sınırlarımıza geldiler. Sınıra helikopter ile savcı ve hakimler gönderilerek mahkeme edildiler. “Sayın Öcalan gidin teslim olun dedi geldik, pişmanlık yasasından da yararlanmak istemiyoruz” demelerine rağmen savcı ve hâkimlerce ifadelerinden öcalanın sayın kısmı çıkartılması sağlanarak suçşuz oldukları anlaşılmış olmalı ki serbest bırakıldılar. Birazdan hukukçu Genel Başkanımız konuya herhalde açıklık getirirler ama bence PKK’ya adı konulmayan af çıkartılmış, PKK’ya üye olmak suç sayılmamış yani PKK hukuken aklanmıştır. Esas komedi bundan sonra başlamış 30 bin vatan evladını katleden PKK üyesi teröristler hiçbir pişmanlık emaresi göstermeden zafer işaretleri yaparak kendilerini karşılayan sempatizanlara zafer kazanmış kumandan edalarıyla selam durmuşlar, DTP otobüsü ile davul zurna eşliğinde şehir şehir dolaştırılmışlardır. Bu tablo Türk milletinin bütün fertlerini derinden yaralamış, kahretmiş, güneydoğuda PKK ile vuruşurken şehit olanların ailelerine ateş düşmüş, şehitlerimiz bir kez daha şehit olmuştur. Buradan zafer işareti yapan PKK’lı teröriste soruyorum. “ Bu neyin zafer işareti?” Kalaşnikofla kazandığın bir şey mi var? Elindeki silahla Kandilden inip sınır boyunda mütevazı bir karakolu, köyü basmaktan başka neyi başardın? Aldığın tek santimetrekare toprak, bayrak çektiğin avuç içi kadar Türkiye mi var? Liderin hala İmralı’da yatıyor. Yani sen neyi kazandın? 34 kişinin gelişi ne zaferdir. Ne kahramanlıktır. Ne PKK yendi, ne de Türk ordusu yenildi. Tam aksine o şerefli ordu 21. yüzyılda gerilla hareketlerine karşı en başarılı savaşı verdi ve altından alnının akıyla çıktı. Büyük Türk milleti ise 25 yıl boyunca gıkını çıkarmadan çocuğunu, asker Mehmet’ini dağlara gönderdi. Cenazelerini vakur bir şekilde kaldırdı ve kürt komşusunun kılına bile dokunmadı.
Sen hangi zaferden bahsediyorsun? Sen bu tavrınla şehit analarının içini bir kez daha yaktın ve onların “Ben vatanıma, devletime bağlı, bu uğurda ölümü göze alabilecek hayırlı evlat yetiştirmekle acaba hata mı ettim? Benim evladım PKK’lı terörist olup elini kolunu sallaya sallaya şimdi evime dönseydi acaba daha mı iyi olurdu?” diye feryat etmelerine neden oldun. Buradan haykırıyorum. Hainlerin, teröristlerin yüceltildiği, kahramanlaştırıldığı bu ortam Türk milleti, Türk vatanı, Türk bayrağı için canını seve seve verecek insanların karşıdan gelen düşman kurşununa doğru giderken bir kez daha düşünmelerine neden olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve Türk milletinin geleceğinin dinamitlenmeye çalışılması kimseye fayda sağlamayacak, tarih bu ortamı hazırlayanları kara harflerle yazacaktır.
Sözlerime son verirken Çanakkalede, Kurtuluş Savaşı’nda ve 25 yıldır ülkemizin güneydoğusunda dâhili ve harici düşmanlarla mücadele ederken şehit düşenleri rahmetle ve minnetle anıyorum. Ruhları şad olsun. Gözlerinden, bacaklarından, vücudunun çeşitli uzuvlarından sakat kalan gazilerimizi şükranla anıyorum. Şehitlerimizi ve gazilerimizi yetiştiren anne ve babaları hayırlı evlat yetiştirdikleri için ellerinden öpüyorum.
Her zaman olduğu gibi bu faaliyetimizde de bizleri yalnız bırakmayan siz saygıdeğer misafirlerimize, Türkocaklılara teşekkür ediyor, en içten şükranlarımı sunuyorum.” Dedi. Günün anısına hazırlanan hediyenin sunulmasından sonra konferans başladı. Soru- cevapla birlikte 2 saat süren konferanslarında Genel Başkan Sayın Nuri GÜRGÜR son ayların önemli konusu Kürt Açılımı ile ilgili görüşlerini, yaşanan ve yaşanması muhtemel gelişmeleri dile getirerek Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ülkesiyle ve milletiyle bölünmez bütünlüğü konusundaki kırmızı çizgileri hatırlatarak altını çizdi.Geceyi Isparta’da geçiren misafirler Pazar günü şehrimizden ayrıldılar.

26.10.2009
Tarih: 2009-10-26 04:25:26
142 okundu